Kahvaltımız

Cemal Süreya’nın dediği gibi;
kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı!
1850’de ağırladığımız dostlarımız, burada unutamadıkları ve en çok özledikleri şeyin kahvaltı olduğunu söylüyorlar. Haksız da sayılmazlar! Çünkü bizce yaşamın en büyük keyiflerinden biri, güne başlarken yaptığınız telaşsız, uzun ve miskin bir kahvaltı. Bu yüzden otelimizde kahvaltının saat sınırlaması yok. Yani dilediğiniz zaman uyanıp, dilediğiniz saatte kahvaltı yapabilir; günü gönlünüzce programlayabilirsiniz. Otel konuklarımızın dışında, diğer otellerin misafirlerini ve Alaçatı sakinlerini de sıklıkla ağırladığımız kahvaltı soframız, yazın bahçede zeytin ve selvi ağaçlarının altında, kışın çıtır çıtır yanan şöminenin yanında.

Kahvaltı menümüzde neler mi var?
Her şeyden önce taze demlenmiş çay.

Alaçatı’nın festivallerine bir yenisini eklemeye muktedir; çeşit çeşit yöresel ekmekler... Germiyan ekşi maya ekmeği, bunlardan sadece biri!

Ege’nin her yöresinden farklı tatlar taşıyan yöresel peynir ve zeytinler.

Her yıl Ağustos ayında Zonguldak Devrek’in dağlarından topladığımız böğürtlenlerden, odun ateşinde pişirdiğimiz böğürtlen reçeli.

Hepsi doğal, hepsi ev yapımı. Bizim mutfağımızdan 1850 reçelleri.

Ankara’dan özel olarak davet ettiğimiz ustamızın tam buğday unuyla yaptığı 1850’ye özel gözlemeler. Çok sağlıklı ve trendler!

Alaçatı’da rastladığınızda şaşıracağınız, Antakya’dan gelen yöresel lezzetler; zahter, tuzlu yoğurt ve çökelek.

Annelerimizden bize kalan tariflerden; cevizli tarator ve peynirli ezme.

Bizce dünyadaki krem peynir tutkusunun çıkış noktası; Tire’nin çamur peyniri.

Komşumuz Manisa Akhisar’dan gelen halis doğal zeytinyağı.

Atatürk Orman Çiftliği balı.

Tümünü kendi ellerimizle, kendi bahçemizde ekip biçtiğimiz taptaze Alaçatı sebzeleri ve otları.

Kendi kümeslerimizde beslediğimiz tavuklardan, günlük köy yumurtaları.