Alaçatı'yı

görmek değil,

yaşamak istiyorsanız...!

Otelimiz

Alaçatı; Türkiye'nin batı kıyısında yer alan ve ülkenin 3. büyük kenti olan İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı bir beldedir. Tarihi, doğası ve kültürel zenginliği ile Türkiye'nin en önemli miraslarından biri olan Alaçatı’nın, birbirinden renkli festivalleri ve nitelikli markalarına da her geçen yıl yenileri eklenmektedir.

Biz de Alaçatı tarihi ve dokusunu otelimizdeki her detayda yaşatmaya çalışarak; Rumların Alaçatı’ya göç ettiği 1850 yılını kendimize milat yaptık ve Alaçatı’nın dönüm noktası olan bu tarihi adımıza yazdık.

Otelin mimari kararlarını alırken de yine aynı amaçla, bölgenin tarihine ve dokusuna sadık kalmaya özellikle özen gösterdik. Rum evlerinden ilham alarak tasarladığımız 1850’nin duvarlarında, Alaçatı'nın tarihine tanıklık etmiş orijinal taşlar kullandık. Mimarisi ve iç tasarımıyla nostaljik bir ev sıcaklığından ilham aldığımız otelin servis kültüründe ise yerel lezzetleri bize ait tariflerle buluşturmaya gayret ettik. Otelin iç ve dış mimarisindeki tüm tasarım kararlarını, profesyonel kişi ve markalardan destek alarak uyguladık. Ne mutlu ki çabalarımıza değdi; Alaçatı’nın doğal ve kültürel zenginliği, otelimizin her detayında güzelliğini olabildiğince gösterdi.

Bahçemiz

Her detayını özenle tasarladığımız otelimizin bahçesi de, en az iç mekanlarımız kadar seviliyor...Yeşillikler içinde, meyve ağaçlarının gölgesindeki oturum alanları, yemeklerimiz ve eşsiz kahvaltımıza keyifli bir tat katıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel ürünleri sofranızda buluşturan1850 kahvaltısı; doğayla dolu bahçemizde, güne huzurlu bir “günaydın” diyor.

Odalarımız

Otelimizin odaları iki farklı mimari ve konseptte hazırlandı. 1850 Hotel Alaçatı'da yani merkezdeki evimizde farklı mobilyalarla döşenen 5 odamız var. Hepsi samimi, zarif ve teknolojik donanımlı. LCD TV ve uydu sistemi, klima ve kablosuz internet erişiminin bulunduğu odalarımızda, teknolojik konforun yanında, güzel ve huzurlu bir uyku vadeden rahat yataklarımız ve modern banyo malzemelerimiz de bulunmakta.

Ana binamıza yürüyerek 2 dakikalık mesafede yer alan diğer adresimizde ise Fava Restoran ve üst katında 1850 Kemalpaşa'nın iki odası bulunuyor. Burası eski bir Rum evi restore edilerek şimdiki görkemine kavuşturuldu ve Alaçatı'ya yakışan nitelikte mimari bir değer kazandırılmış oldu.

Nikonun Tuval Odası  |  Serin Oda  |  Sakız Odası  |  Begonvile Bakan Oda  |  Marikanın Cumbası   |  Artemis   |  Athena

1850 HOTEL ALAÇATI

Odalarımızın hepsi teknolojinin getirdiği ve günümüzün gerektirdiği donanıma sahip. Alaçatı’nın ve Rum evlerinin sıcaklığını yansıtan odalara, nostaljik bir sabun kokusu ve Alaçatı’nın aydınlığı eşlik ediyor. Banyoların bile gün ışığından faydalandığı, yüksek tavanlı odalarımızın tümü özel tasarım ve hepsi birbirinden renkli, birbirinden neşeli!

TV, Uydu kanalları, Telefon, Ücretsiz Kablosuz İnternet, Minibar, Kasa, Klima, Yüksek Ahşap Tavanlar, Ahşap Zeminler, Duş, Saç Kurutma Makinesi, Banyo Havluları, Banyo Kozmetikleri, Havlu Terlik, Uyandırma Servisi, Günlük Oda Temizliği

Niko'nun Tuval Odası

Bahçede yediverenler, zeytin ağaçları… Kokusu odaya dolmuş. Sabahın serinliğinde, yel değirmenlerinden kopup gelen tazelik gelip balkona konmuş. Niko'nun hayaller ülkesinde tatlı rüyalar...

Serin Oda

Yatağın başucunda yel değirmeni, karşısında dalgalarla dans eden bir sörfçünün resmi… Güzel bir yaz akşamında, serin bir odadan başka ne istenir ki?

Sakız Odası

Cumbadan esen rüzgar, perdeye sarılıp sabun kokusuna karışıyor ve beyazlığıyla sakız ağacını kıskandırıyor.

Begonvile Bakan Oda

Alaçatı'da kimi gelen geçen güzellere bakar; kimi denize, caddelere... Bizim odanın penceresi de begonvillerin seyrinde.

Marika'nın Cumbası

Odanıza geldiniz ama aklınız hala sokakta. Alaçatı kıpır kıpır, kalabalık ayakta. İşte şimdi cumba zamanı, elinizde kahveniz, gözünüz yollarda.

1850 HOTEL KEMALPAŞA

Tarihi yapılar bizim için mucizevi birer hazine. Bu Rum evi de, tarihten payımıza düşen değerli bir emanet...

Alaçatı'nın zengin geçmişinden kalan bu evle tanıştığımızda, epeyce yorgun ve bakımsız bir haldeydi. Onu görür görmez, saklı ruhunu gün yüzüne çıkarmak ve yeniden hayat kazandırmak için sabırsızlanmaya başladık. Ancak 166 yıllık bu Rum evini, arkeolojik bir kazı yapar gibi ince ince işleyecek ve en az bizim kadar heyecan duyarak restore edecek mimari bir ekibe ihtiyacımız vardı.

 

Uzun arayışlardan sonra; Bebek'teki Mısır Konsolosluğu başta olmak üzere, birçok tarihi binanın restorasyon projesine imza atmış Saruhan Mimarlık'la çalışma kararı aldık.

Saruhan Mimarlık, 166 yıllık bu Rum evine gerçekten hak ettiği özeni gösterdi. Evin orijinal mimarisine sadık kalarak ve orjinal taşları kullanılarak çalışmalar tamamlandı. Ne mutlu ki evimiz bugünkü hali ile 1849 yılının ruhunu ve güzelliğini her köşesinde yaşatmayı başardı.

Sokağının güzel adıyla; 1850 Kemalpaşa...

Misafirlerimizi, çift kanatlı bir kapıyla açılan avlu girişi ve bu girişe açılan üç kapı karşılıyor. Kapılardan biri, bu coğrafyanın en özel lezzetleri, Ege mezeleri ve deniz ürünlerini sunan restoranı Fava'ya ait. Yeşillikler içindeki bahçesi bahar ve yaz aylarında; kapalı bölümü ise kalabalık grupları ağırlamak, kutlamalar yapmak ve iş toplantılarınızı keyifli kılmak için dört mevsim servis sunuyor. Şöminesiyle sıcacık, kocaman masif masasıyla davetkar, asırlık taşlarla örülmüş yüksek duvarları ve ahşap tavanlarıyla alabildiğine ferah...

Taş merdivenlerden yukarı çıktığınızda sizi bekleyen Kemalpaşa odaları ise, Ege mimarisinin ve mimari sanatının gerçek birer örneği. Odalarımızdan birinde, dekoratif bir sıcaklık sunan banyo şöminesi ve Kemalpaşa caddesini izleyebileceğiniz cumba yer alıyor. Diğer odamız ise, 100 yılık dolabı, kütüphanesi ve otantik oturma grubu ile ilk adımınızda sizi içine çekiyor. İki oda da birbirinden özel malzemeler ve detaylarla süslü. Dokunduğunuz her köşede, sizin için gösterilen özeni hissedeceğiniz, başka bir zamandan gelmiş, başka bir mekan...

Artemis

Nar çiçeğinin rengi, bir rüyadan savrulup gelmiş gibi karşılar sizi. Odanın mimarisindeki özen, her bir detayıyla kendine hayran bırakırken, odanın esas sürprizi banyoda bekler. Tarihin izlerini taşıyan dekoratif şömine, daha ilk bakışta içinizi ısıtır. Odanın adını aldığı Kemalpaşa Sokağı ise, cumbanızın önünde seyrinize amade.

Athena

Taş merdivenlerden çıktınız ve odanızın kapısını açtınız... Karşınızda, Kemalpaşa’nın çok özel iki odasından biri... İçinde 100 yılı devirmiş bir dolap gizli. Turkuaz ve mavinin tonlarıyla deniz kokan bu oda, kütüphanesi, ince işçiliği, huzur dolu mimarisi ile unutulmaz bir tatilin ev sahibi.

Kahvaltımız

Cemal Süreya’nın dediği gibi;
kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı!
1850’de ağırladığımız dostlarımız, burada unutamadıkları ve en çok özledikleri şeyin kahvaltı olduğunu söylüyorlar. Haksız da sayılmazlar! Çünkü bizce yaşamın en büyük keyiflerinden biri, güne başlarken yaptığınız telaşsız, uzun ve miskin bir kahvaltı. Bu yüzden otelimizde kahvaltının saat sınırlaması yok. Yani dilediğiniz zaman uyanıp, dilediğiniz saatte kahvaltı yapabilir; günü gönlünüzce programlayabilirsiniz. Otel konuklarımızın dışında, diğer otellerin misafirlerini ve Alaçatı sakinlerini de sıklıkla ağırladığımız kahvaltı soframız, yazın bahçede zeytin ve selvi ağaçlarının altında, kışın çıtır çıtır yanan şöminenin yanında.

Kahvaltı menümüzde neler mi var?
Her şeyden önce taze demlenmiş çay.

Alaçatı’nın festivallerine bir yenisini eklemeye muktedir; çeşit çeşit yöresel ekmekler... Germiyan ekşi maya ekmeği, bunlardan sadece biri!

Ege’nin her yöresinden farklı tatlar taşıyan yöresel peynir ve zeytinler.

Her yıl Ağustos ayında Zonguldak Devrek’in dağlarından topladığımız böğürtlenlerden, odun ateşinde pişirdiğimiz böğürtlen reçeli.

Hepsi doğal, hepsi ev yapımı. Bizim mutfağımızdan 1850 reçelleri.

Ankara’dan özel olarak davet ettiğimiz ustamızın tam buğday unuyla yaptığı 1850’ye özel gözlemeler. Çok sağlıklı ve trendler!

Alaçatı’da rastladığınızda şaşıracağınız, Antakya’dan gelen yöresel lezzetler; zahter, tuzlu yoğurt ve çökelek.

Annelerimizden bize kalan tariflerden; cevizli tarator ve peynirli ezme.

Bizce dünyadaki krem peynir tutkusunun çıkış noktası; Tire’nin çamur peyniri.

Komşumuz Manisa Akhisar’dan gelen halis doğal zeytinyağı.

Atatürk Orman Çiftliği balı.

Tümünü kendi ellerimizle, kendi bahçemizde ekip biçtiğimiz taptaze Alaçatı sebzeleri ve otları.

Kendi kümeslerimizde beslediğimiz tavuklardan, günlük köy yumurtaları.

1850 Cafe

Otelimizin konuklarına ve Alaçatı sakinlerine hizmet veren 1850 Cafe’nin menüsü için yaklaşık üç yıl çalıştık. Ege'den topladığımız tariflerin kimine bütünüyle sadık kaldık, kimine Alaçatı otlarının tadıyla yorum kattık. Hepsini defalarca deneyip, dostlarımıza tattırdık. Gelen yorumlara göre şekillendirip geliştirdik, zenginleştirdik. Ve sonuçta sevgiyle sunduğumuz bu lezzetli menü ortaya çıktı... Hepsinin malzemesi doğal ve taze.
Her biri tatil kadar lezzetli!

Menümüzün favorileri;
Boşnak mantısı - Boşnak böreği
Salatalar
Makarnalar
Anne köftesi
İncir uyuşturması
Sakızlı muhallebi

Fava Restoran

Avludan girilen kapalı mekanımızda, yüksek ahşap tavanlı yemek ve toplantı odamız kış aylarının gözdesiyken, yaz aylarında başrolü bahçemiz alıyor. Bahçedeki şömine ise serin bahar akşamlarında sohbetinizi daha da ısıtıyor. İki Rum evinin arasında kalan bahçemiz, sokaktan gelip geçerken uğrayan konuklarımızı şaşırtacak kadar büyük. Her bir ağacını, çiçeğini sevgiyle büyütüyoruz. Yalnızca damağınıza değil, ruhunuza da tazelik katabilmek için...

Fava Restoran Web Sitesi için tıklayınız...

Karınca Design

2002 yılında kurulan Karınca Design, birbirinden renkli, özgün ve eğlenceli tasarımlarıyla her yaş grubundan beğeni topluyor.Renkleri ve tasarım zenginliğiyle Alaçatı dokusuna yakışacağını düşündüğümüz Karınca markasını, 1850'nin çatısı altında ağırlıyoruz. Kemalpaşa Odalarımızın ve Fava Restoranımızın yer aldığı Rum evinin, sokağa açılan bölümünde yer alan Karınca; La Fontaine'nin hikayesindeki gibi en çok yazın çalışıyor. Kış aylarında da bir yandan hizmetini sürdürürken, bir yandan özgün tasarımlarını çoğaltıyor. Türkiye'de 5 ilde, toplam 12 mağazası bulunan Karınca'yı, bizce Alaçatı'da da ziyaret etmelisiniz.
karinca@1850alacati.com
Telefon : 0232 716 97 79

Tarih

Nedim Atilla / Alaçatı /
“Hikayesini rüzgarın taşa ve denize yazdığı kent” adlı kitabından...

“Antik dönemde adı ‘Agrillia’ olan ALAÇATI, Batı Anadolu tarihinde ‘İonia’ diye adlandırılan ve Gediz nehrinden başlayıp Büyük Menderes ırmağına kadar uzanan bölgenin tam merkezinde yer alır.

Tarihin babası Heredot, birinci kitabında İonia hakkında şöyle yazar;
‘İonlar kentlerini, bizim yeryüzünde bildiğimiz en yüksek gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurmuşlardır. Ne daha kuzeydeki bölgeler, ne de daha güneyde kalanlar İonia ile bir tutulabilir. Hatta ne doğusu, ne batısı; kimisi soğuk ve ıslak, kimisi sıcak ve kurak olur.’

İon kentleri, Akdeniz’deki kolonilerinde kurulmaya başlamasıyla MÖ 7. yüzyılda altın çağlarını yaşamışlar. Bu dönemde 12 şehirden oluşan ‘İon Birliği’ özellikle bilim, felsefe, heykeltıraşlık ve mimaride dünyaya yol göstermiş.

Sonraları Roma döneminde de bu parlak günler devam etmiş; bu durum Hristiyanlığın yayılmasında ve Bizans sanatının doğuşunda da etken olmuş.

Erken Osmanlı tarihinin kaynaklarında Alaçatı’nın adı,’ALACAAT AŞİRETİ’nin yerleştiği bir ‘yaya-müsellem’ köyü olarak yazılmış. Yani fetihlerin gelişmesiyle, fethedilen yerlere iskanlarla nüfus ve asker sayısı artınca, 1361’de kurulan ordu teşkilatının bir parçası olan ‘yaya’ (piyade) ve ‘Müsellem’(süvari) köyü… Belde adını da, aynı yıllarda bu coğrafyaya yerleşen ‘Alacaat Aşireti’nden almış.

Bu arada güneyi bataklık olan Alacaat köyünde halk sıtma ile de savaşmaktadır. Bataklığı kurutmak üzere Alacaat Limanı’na bir kanal açılmasına karar verilir. Büyük toprak sahibi Türkler de kanal inşaatında çalışmak üzere gelen Rum işçilere, imar edip işlemeleri koşulu ile tarlalarını verirler. Bugünkü  Alaçatı, yani o günlerin ‘yeni köyü’, denizden birkaç kilometre içeride bu sebeple kurulur. Günümüzde birer birer restore edilmekte olan Alaçatı’daki taş evlerin çoğu, 1850-1902 yılları arasında inşa edilmiştir.

1802’de Sultan II.Mahmud, bütün ayanları İstanbul’a toplar ve onlara bir ‘sened-i ittifak’imzalar. Bu ittifakta, Çeşme ve civarının ayanı olarak da, ’Memişoğulları’nın adı vardır. Onlardan biri olan Mahmud Ağa, en büyük Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa gibi Cezayir kökenlidir ve büyük bir fırtına sonucu gemileriyle Alaçatı’ya sığınan kişidir.

Demiştik ya rüzgarın azizliği…
Mahmud Ağa’nın oğlu ve torunu bir süre sonra bölgenin ayanı olacaktır. Torun Hacı Memiş Ağa, 1830’larda depremlerle sarsılan Sakız Adası’ndaki yoksullaşan rum nüfusu, çeşitli işlerde çalışmak üzere Alacaat’a davet eder. Böylece yalnız bugünkü Alaçatı’nın değil; Çeşme, Karaburun ve Urla’nın da kaderi değişmeye başlar. Yerli nüfusun erkekleri cephelerde savaşırken, Rum gençleri de bağlarda, zeytinliklerde çalışmaya başlarlar.

Bu arada güneyi bataklık olan Alacaat köyünde halk sıtmayla da savaşmaktadır. Bataklığı kurutmak üzere Alacaat Limanına bir kanal açılmasına karar verilir. Büyük toprak sahibi Türkler de kanal inşaatında çalışmak üzere gelen Rum işçilere, imar edip işlemeleri koşulu ile tarlalarını verirler. Bugünkü Alaçatı, yani o günlerin ‘yeni köyü’, denizden birkaç kilometre içeride bu sebeple kurulur. Günümüzde birer birer restore edilmekte olan Alaçatı’daki taş evlerin çoğu, 1850-1910 yılları arasında inşa edilmiştir.”

 

Alaçatı

Doğa Alaçatı’ya öyle cömert davranmış ki, neredeyse her güzellik birer festivale dönüşmüş! Artık çoğu gelenekselleşen festivallere gün geçtikçe yenileri ekleniyor ve Alaçatı bir festival kenti olarak mutluluğa ev sahipliği yapıyor!

Yeme-İçme

Yeme-İçme

Son yılların popüler söylemi ‘Fine Dining’ alanında, Türkiye’nin en önemli noktası haline gelen Alaçatı, rekabet koşullarının çok ciddi ölçülere eriştiği bir gurme kent niteliği kazanmıştır. Birbirinden seçkin restoranların buluştuğu şehir, konuklarını Türkiye’nin ve dünyanın en gözde şefleri, en seçkin tarifleriyle ağırlıyor. Hotel 1850 ailesi olarak hizmete açtığımız, Fava Restoranın da aralarında bulunduğu pek çok restoran, özellikle yaz aylarında Türk ve dünya basınından da önemli konukları misafir ediyor.
Aşağıda yer alan linklerden; Ege’nin mezeleri, zeytinyağlı tatları, dünya mutfaklarından seçme örneklerin yer aldığı Alaçatı restoranları hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.

"Alaçatı Restoranları" ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız...
Plajlar ve Koylar

Plajlar ve Koylar

Alaçatı, rüzgar sörfü için ideal doğal yapısının yanında, dünyanın en iyileri arasında yer alan, birbirinden farklı plaj ve koylarıyla da ışıldıyor. Dalgasız ve serin suyu, pırıl pırıl doğası, altın sarısı kumları ve turkuaz rengin çekiciliği ile Alaçatı'da deniz sizi çağırıyor.

Çeşme Plajları & Koyları
Sanat Galerileri

Sanat Galerileri

Alaçatı' da sanatla dans etmemek olanaksız gibi. İncelikle döşenmiş her detayında, bir sanatçının ruhu ve dokunuşunu hissettiren Alaçatı'nın sanat galerileri ve atölyelerinin sayısı hızla artıyor.

Alaçatı'nın sanatsal etkinliklerini takip edebileceğiniz internet siteleri;
Galeri Alaçatı
Alaçatı Kırmızı Ardıç Kuşu
OT FESTİVALİ

OT FESTİVALİ

Organik ve sağlıklı beslenmenin günden güne önem kazandığı dünyada, artık ünü ülke sınırlarını aşan bir etkinlik, Alaçatı’nın ot festivali. Bölgenin endemik yöresel otları ve bu otlarla elde edilen özgün tatların, sokak müzikleri ve yemek etkinlikleri ile zenginleştiği festival, Ege’nin denizden ve güneşten ibaret olmadığını kanıtlar gibi! Türkiye' nin farklı şehirlerinden gelen katılımcıların renk kattığı festivalimizi henüz görmediyseniz önümüzdeki yıl takviminize güler yüzlü bir not ekleyin!
Alaçatı Ot Festivali Web Sitesi
ULUSLARARASI KAYBOLAN LEZZETLER FESTİVALİ

ULUSLARARASI KAYBOLAN LEZZETLER FESTİVALİ

Butik otelleri ve restoranlarıyla iyi yemek yemenin başkenti haline gelen Alaçatı, 2014 Haziran ayında başlayan Kaybolan Lezzetler Festivali ile değişen zamana direnemeyip kaybolan yöresel tatları gün yüzüne çıkarmayı amaçlıyor. Yazın ve sonbaharda iki farklı temayı konu alarak gerçekleşen festival, damaklarımızı pek çok farklı lezzetle tanıştıracağa benziyor.
ALAÇATI PİYANO FESTİVALİ

ALAÇATI PİYANO FESTİVALİ

İdil Biret, Tolga Tüzün, Wolfgang Manz gibi önemli isimlerin katıldığı Alaçatı Piyano Festivali’nin ilki 2014’te düzenlendi ve oldukça keyifli geçti. Festival önümüzdeki yıllarda da artan bir keyifle sürecek gibi...
PWA WINDSURF DÜNYA KUPASI

PWA WINDSURF DÜNYA KUPASI

Alaçatı denince akla ilk gelen şey rüzgarı ve o rüzgar Alaçatı’yı, dünyanın önde gelen sörf merkezlerinden biri yaptı. Her yıl düzenlenen ve gelenekselleşen windsurf dünya kupası sadece sörf tutkunları ve yarışçılarının değil, Alaçatı aşıklarının da vazgeçilmezi oldu. Müzik, sanat, eğlence ve sporun dolu dolu yaşandığı günlerde görüşmek üzere!
23 NİSAN UÇURTMA FESTİVALİ

23 NİSAN UÇURTMA FESTİVALİ

Ülkemizde Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanan 23 Nisan’ın ruhuna uygun, sadece çocukları değil; küçük büyük herkesi sevindiren bir festival bu. Alaçatı el sanatları, sokak çalgıcıları ve canlı performansların zenginleştirdiği festivalde, devasa uçurtmalar, seyrine doyulmaz bir tablo gibi gökyüzünde!
ŞARAP FESTİVALİ

ŞARAP FESTİVALİ

Haziran ayında gerçekleşen festival, Türkiye’nin önemli şarap üreticilerini ve gurmelerini ağırlıyor. Türkiye’nin eşsiz üzümlerinden üretilmiş yerli şaraplar, dünya şaraplarından örnekler ve şarabın seçkin kültürüne eşlik eden benzersiz lezzetler, Alaçatı’da ağzının tadını bilenlerle buluşuyor. Ayrıca festival kapsamında düzenlenen seminer ve söyleşiler, ücretsiz olarak meraklılarına sunuluyor.
BALIK TURNUVASI

BALIK TURNUVASI

Deniz, rüzgar, şarap demişken balıksız olmaz! Alaçatı’da düzenlenen balık turnuvası da Alaçatı’nın tüm diğer etkinlikleri gibi, Avrupa’da ve dünyada kısa zamanda önemli bir yer edindi. Her yıl artan bir katılımla amatör ve profesyonel balıkçıları ağırlayan Alaçatı, dünyanın en iyi balık yataklarından birine sahip olmanın ayrıcalığı ile yurt içinde ve dışında adından sıkça söz ettiriyor.

Basın

Alaçatı'da yeni tur yeni şans
Alaçatı'da yeni tur yeni şans
Çeşme Alaçatı deniz ve yemek notları
Çeşme Alaçatı deniz ve yemek notları
Denizden babam çıksa
Denizden babam çıksa
Alaçatı'da Fava'nın Yemekleri
Alaçatı'da Fava'nın Yemekleri
Alaçatı'nın Meşhurları
Alaçatı'nın Meşhurları
Yeni, iyidir. Tazelik verir.
Yeni, iyidir. Tazelik verir.
Kahvaltı Adresleri
Kahvaltı Adresleri
Alaçatı oteller kenti mi oluyor?
Alaçatı oteller kenti mi oluyor?
Alaçatı'da Hafta Sonu Rüyası 1850!
Alaçatı'da Hafta Sonu Rüyası 1850!
48 Saatte Alaçatı
48 Saatte Alaçatı
Alaçatı Merkezde Şipşirin Bir Taze Gelin
Alaçatı Merkezde Şipşirin Bir Taze Gelin
Kes-Sakla-Yaz Kenara
Kes-Sakla-Yaz Kenara
1850 Otel
1850 Otel
Alaçatı 1850 Sizi Bekliyor
Alaçatı 1850 Sizi Bekliyor
Alaçatı'nın Yeni Rengi
Alaçatı'nın Yeni Rengi
Beşiktaş Desteği
Beşiktaş Desteği
Fikret Orman Açılış İçin Alaçatı'daydı
Fikret Orman Açılış İçin Alaçatı'daydı
1850'nin Açılışını Fikret Orman Yaptı
1850'nin Açılışını Fikret Orman Yaptı
Fikret Orman Açılış İçin Alaçatı'daydı
Fikret Orman Açılış İçin Alaçatı'daydı
1850 Otel Alaçatı'ya Beşiktaşlı Ziyareti
1850 Otel Alaçatı'ya Beşiktaşlı Ziyareti
1850 Cafe Alaçatı Açıldı
1850 Cafe Alaçatı Açıldı
Alaçatı'nın Yeni Fine Dining Mekanı
Alaçatı'nın Yeni Fine Dining Mekanı
Laventen, Musevi ve Rum Armonisi
Laventen, Musevi ve Rum Armonisi
Alaçatıda 165 Yıllık Eşsiz Bir Yapı
Alaçatıda 165 Yıllık Eşsiz Bir Yapı
Alaçatıda 165 Yıllık Eşsiz Bir Yapı
Alaçatıda 165 Yıllık Eşsiz Bir Yapı
X-Trail'le Çeşme-Alaçatı
X-Trail'le Çeşme-Alaçatı
Yemeden Geçme
Yemeden Geçme
Çeşme'de Olmanın Dayanılmaz Hafifliği
Çeşme'de Olmanın Dayanılmaz Hafifliği
Alaçatı'da Şimdi Bunları Denemeli
Alaçatı'da Şimdi Bunları Denemeli
Bodrum ve Alaçatı'da Henüz Yaz Bitmedi
Bodrum ve Alaçatı'da Henüz Yaz Bitmedi

İstanbul’dan Alaçatı

Yenikapı- Bandırma feribotu ve ardından; Balıkesir – Manisa - İzmir üzerinden yaklaşık 4 saat süren 340 km.’lik bir yol, sizi Alaçatı’ya ulaştırıyor.

İstanbul-Alaçatı ~ 640 km ve 9 saat

Ankara’dan Alaçatı

Afyon – Uşak – Manisa istikametinden yola çıkarak İzmir üzerinden Alaçatı’ya ulaşabilirsiniz. Ankara’dan Alaçatı’ya yolculuk ortalama 9 saat sürmektedir.

Ankara-Alaçatı ~ 660 km ve 9 saat

İzmir’den Alaçatı

İzmir-Çeşme otoyoluna girdikten sonra Alaçatı çıkışında otoyoldan ayrılmalısınız ve otoyol çıkışı sizi Alaçatı merkeze çıkaracaktır.

Bursa-Alaçatı ~ 410 km ve 5,5 saat
Antalya-Alaçatı ~ 535 km ve 8 saat
Adana-Alaçatı ~ 978 km ve 13 saat 40 dakika
Yaz dönemlerinde pek çok kentten, direkt Alaçatı'ya gelen otobüs seferleri düzenlenmektedir. Ancak doğrudan Alaçatı'ya gelen bir otobüs bulamazsanız da ulaşım gayet kolay. Dilediğiniz herhangi bir kentten İzmir'e gelip, İzmir otogarından Alaçatı'ya ulaşmak mümkün. İzmir otogardan veya Üçkuyular garajdan Alaçatı seyahat otobüslerine binerek, 1 saat içinde Alaçatı'nın merkezine gelebilirsiniz.

OTOBÜS FİRMALARI

METRO TEL: 444 34 55
İstanbul – Alaçatı: Sabah: 8. 00 / Akşam: 22.00
Ankara – Alaçatı: Sabah: 10.00 / Akşam: 22.00
Bursa – Alaçatı: 12. 15

VARAN TEL: 444 8 999
İstanbul – Çeşme: Akşam: 23.00

ULUSOY TEL: 444 1 888
İstanbul – Çeşme: Akşam: 23.00

KAMİL KOÇ TEL: 444 0 562

Mayıs ayında bütün firmaların yeni seferleri açılabilir.

SEABIRD AIRLINES

TELEFON: 0 850 811 07 32

Dönemlik hava taşıması yapmaktadır.

Deniz yolunu tercih eden konuklarımız için Alaçatı yat limanı; 38 derece 15 dakika kuzey enlemi ve 26 derece 23 dakika doğu boylamında bulunmaktadır.

Alaçatı - İzmir: 70 km
Alaçatı - Ildır: 15 km
Alaçatı, İzmir Adnan Menderes Havaalanı'na sadece 90 km uzaklıktadır. Havaalanına ulaştıktan sonra taksi, araba kiralama, transfer şirketleri ya da ulaşımınızı sağladığınız havayolu şirketlerinin özel servisleri ile yaklaşık 1 saat içinde Alaçatı'ya ulaşmış olacaksınız.

ADNAN MENDERES HAVALİMANI TAKSİ TELEFON: 0 232 274 20 75

ARABA KİRALAMA

Havalimanında günlük ya da daha uzun süreli araba kiralayabileceğiniz şirketler bulunur.

CENTRAL ARABA KİRALAMA
TELEFON: 0 232 274 01 44

TRANSFER ŞİRKETLERİ


MY GARAGE
HASAN BEY: 0 533 204 89 87

ÇEŞMELİ ÖZBEK
ORHAN BEY: 0 533 930 40 47

HAVAŞ İZMİR
TELEFON: 0 232 274 22 76

PEGASUS HAVAYOLU:


İzmir Havaalanından Çeşme’ye ücretli otobüs seferleri yapmaktadır.

1850 Hotel-Cafe Alaçatı

Adres : Yeni Mecidiye Mah. 3010. Sokak, No: 3
Alaçatı İzmir
Tel : 0232 716 62 82
0232 716 62 83
0232 716 72 92
Mobil : 0532 357 92 54
Faks : 0232 716 73 72
E-posta : rezervasyon@1850alacati.com